Sanatın Yaratıcı Düşünmeye Etkisi

Müzik ve Beyin ilişkisi;  Jensen’e (2006) göre, sanat eğitimi, sinirbilim alanındaki araştırmalardan destek almakta ve dolayısıyla, müziksel beyin araştırmaları da her geçen gün artmaktadır; örneğin, Montreal Nöroloji Enstitüsü’nden J. Sergent, müzik dinlemenin beynin her iki yarısını da çalıştırdığını belirtmektedir; Sergent, insanın müzik dinlemeyi, enstrüman çalmayı ve beste yapmayı öğrendiğinde, sol beynin aktif olmaya başladığını ifade etmektedir. Kaliforniya Üniversitesi’nden N. Weinberger ise, gittikçe artan bir şekilde araştırma bulgularının, beynin müzik blokları oluşturmak için uzmanlaştığı kuramını desteklediğini belirtmektedir (Jensen, 2006). Jensen (2006), problem çözme becerisi olan kişilerden PET taraması yoluyla edinilen bulgularda; sadece ön sol lobun değil, beynin diğer bölgelerinin de müziğin, sanatın ve harekete ilişkin deneyimlerin depolanması için kullanıldığını; sanatın öğrenilip uygulanmaya başlandığında ise beynin daha çok ve daha güçlü bağlantılar oluşturmak için kendi kendini yenilediğini vurgulamaktadır. Jensen (2006), araştırmacıların, bu özelliği, hasarlı beyinler için gerçekleştirilen terapi uygulamalarında, sanatı kullanırken bulduklarını belirtmiş ve sanatın; yaratıcılığı, bedenin farkındalığını ve benlik duygusunu uyardığını vurgulayan J.Houston’un, bu konu ile ilgili ifadelerine dikkat çekmiştir. Diğer bir araştırma ise, Irwin’deki Kaliforniya Üniversitesi’nde “Mozart Etkisi” üzerine yapılmıştır ve bu araştırmada üç farklı dinleme durumu test edilmiştir: Mozart’ın müziğini dinleyen grubun, uzamsal akıl yürütmesinde geçici olarak yükselme olduğu bulunmuştur ve bu araştırma, müziğin, uzamsal zekanın gelişimini sağladığını gösteren ilk araştırmadır (Jensen, 2006). Yeri gelmişken, Bademci’nin (2003) “Mozart Etkisi” ile ilgili çalışmasından bahsetmek faydalı olacaktır: Kendisi, 2004 yılında Eğitimbilim Dergisi’nde yayımlanan röportajında, müziğin; zeka, bellek, öğrenme ve eğitim kurumlarında kullanılmasıyla ilgili soruları yanıtlamıştır; bu kapsamda, “Mozart Etkisi” ve bunun yanlış algılanması üzerine yaptığı çalışmaları aktaran Bademci, müziğin genel olarak faydalarına ve iyileştirici etkilerine dikkat çekmiştir ve eğitim kurumlarında kullanılmak üzere örnek bir müzik listesi oluşturmuştur (Kutay, 2004).

(Ref. Kaynak 1)

Yaratıcı gücü geliştirme konusunda yapılan araştırmalar göstermiştir ki, yaratıcı süreçte yer alan sezgi, imgelem, araştırma, bulma, sınama ve yeniden kurma gibi yetiler  sanat eğitimi etkinlikleriyle ve planlı çalışmalarla geliştirilebilir.

Sanat eğitiminin amaçları nelerdir? 
Sanat hakkında ders vermenin yanı sıra, sanat eğitiminin üzerinde çeşitli amaçları gerçekleştirmek
anlamında gitgide artmakta olan çokça baskı vardır. Eğitim sistemleri çocukların yaratıcılığını
geliştirmenin ne denli önemli olduğunu ve kültürel eğitime katkı sağlamanın önemini her geçen gün daha fazla hissetmektedir, fakat ne var ki sanatın müstakil bir ders olarak mı yoksa diğer derslerin içinde ele alınan bir konu olarak mı müfredata dahil edilmesi noktasında uzmanlar net ve kararlı olmaktan uzaktırlar. Taggart ve arkadaşları (2004) uluslar arası çalışmalarında üzerinde araştırma yaptığı 21 ülkede sanat müfredatlarının benzer hedefler belirlediğini ortaya koymuşlardır. Bu hedefler şöyle sıralanabilir: sanatsal becerileri, bilgi ve anlamayı geliştirmek, çeşitli sanatsal biçimlerle meşgul olmak; kültürel anlayışı arttırmak; sanat deneyimlerini paylaşmak ve etkin sanat tüketicisi ve üreticisi olabilmek. Fakat bu sanatsal hedeflerin yanı sıra, kişisel ve toplumsal/kültürel hedefler de (örn. Özgüven ve özsaygı, bireysel ifade, takım çalışması, kültürler arası anlayış ve kültürel katılım gibi) birçok ülkede sanat eğitiminden beklenilmektedir. Özellikle yaratıcılık üzerine gelişen yeni odak (yenilikle ilişkisi anlamında) ve kültür eğitimine duyulan ilgiyle (hem bireysel hem de kültürler arası anlayış olarak) birlikte sanat eğitiminin temel hedefleri dahiline yerleştirilmiştir. Bu hedef ve beklentiler sanat eğitimi müfredatının böylesi farklı bilgi ve becerileri geliştirebilen geniş çaplı hedefleri kapsayan bir yapıda tasarlanması noktasında sorular gündeme getirmektedir

Kaynak : dergipark.ulakbim.gov.tr/esef/article/download/5000091879/500008531